FotoFest te Ödüller Sahiplerini Buldu

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

fotofest-te-oduller-sahiplerini-buldu Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali , Cumhuriyet Caddesi’nde yapılan festival yürüyüşünün ardından Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki (Merinos AKKM) kokteyl, sergi açılışı ve ödül töreniyle devam etti. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’ndaki programın açılışında konuşan Bursa Kent Konseyi (BKK) Başkanı Semih Pala, festival yürüyüşünde Bursalıların birlikte neler yapabileceğini gördüklerini, festivali önemsediklerini dünyaya gösterdiklerini söyledi. Artık çıtayı daha da yukarıları çıkartacaklarını belirten Pala, dünya çapında bir organizasyonun yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. BKK organizasyonuyla, Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, BUFSAD ve gönüllülerin istekli çalışmasıyla dünya çapında iş yapıldığını ifade eden Pala, “Dünyanın en büyük ikinci fotoğraf festivalini Bursa’da düzenliyoruz. Merinos AKKM Fuar Alanı’nda ise dünyanın en büyük fotoğraf sergisini açıyoruz. 222 sanatçının 86 sergisi ve 2 bine yakın fotoğrafının bulunduğu sergiyi tüm halkımızın gezmesini arzuluyoruz. Bursa FotoFest’e 5 kıtadan 58 ülkeden 2 bin 300 kişi bizzat kendisi ya da fotoğraf göndererek katıldı. Yarışmalara toplam 10 bin fotoğraf gönderildi. Uluslararası yarışmada birinci seçilen eser, yapılan itirazlar üzerine yarışma kurallarına uymadığı için jüri ve federasyonun kararıyla elenmiştir. En küçük bir yanlışın içerisinde olmamız mümkün değil” dedi.Sergilerin Merinos AKKM, Tayyare Kültür Merkezi, Cumhuriyet Caddesi’nde bir hafta boyunca ziyaret edilebileceğini dile getiren Pala, 35 ayrı salon programlarının da 5-12 Ekim tarihleri arasında Merinos AKKM’de yapılacağını anlattı. Tüm Bursalıların festivale sahip çıkmasını, programlara katılmasını isteyen Pala, 4. Bursa FotoFest’i daha iyi yapmak için şimdiden hedef koyduklarını açıkladı.Büyükşehir Belediye Başkan vekili Atilla Ödünç ise, Bursa FotoFest’e fotoğraf kareleriyle ve emekleriyle hayat veren fotoğraf sanatçılarına ve fotoğraf severlere teşekkür ederek, fotoğrafın tüm güzellikleriyle yaşanacağı bir hafta temennisinde bulundu. BUFSAD Dernek Başkanı Zafer Kocabey ise, bu yıl üçüncüsü yapılan festivale destek verenlere teşekkür ederek, Fotofest’i dünya fotoğrafının Bursa’da kutsanması olarak tanımladı. Bursa Fotoğraf Festivali fikrini ilk ortaya atan BKK Yürütme Kurulu üyesi Dr. Ceyhun İrgil de bu sene herkesin festivale katkı koymasını istedi.Bursa FotoFest Küratörleri Selahattin Sevi, Hasan Şenyüksel ve Lalin Akalan ise, evrensel fotoğrafın Bursa’da buluşmasının Türkiye için önemli olduğunu söyleyerek, Bursa’nın 3 senedir Türkiye’nin görsel tarihini ve hafızasını oluşturmak için ciddi yatırımlar ve işler yaptığını dile getirdi.Bursa Milletvekili Sena Kaleli, görsel sanatlarını sergilemek üzere toplanan, Bursa’nın değerine değer katan herkese teşekkür etti.Konuşmalarından ardından ‘Hayatın renkleri’ ve ‘Kentin renkleri’ yarışmalarının ödül törenlerine geçildi. Birincilik, ikincilik, üçüncülük ve mansiyon ödülleri protokol tarafından sahiplerine verildi. FotoFest bünyesinde yapılan ‘Hayatın Renkleri’ fotoğraf yarışmasına, 1403 fotoğrafçı 5239 eserle başvurdu ve 9 eser dereceye girdi, 397 fotoğraf sergilenmeye değer görüldü. ‘Kentin Renkleri’ konulu fotoğraf yarışmasına ise 776 fotoğrafçı 3640 eserle başvurdu, 6 fotoğraf dereceye girdi, 135 eser sergilenmeye değer görüldü.Yarışmaların sonuçları”Hayatın Renkleri” Temalı Uluslararası Fotoğraf YarışmasıFIAP Gümüş Madalya – Kadir Çivici – TürkiyeFIAP Bronz Madalya – Sami Uçan – TürkiyeMansiyon 1 – Sayed Husain Al-Hashemi – KuveytMansiyon 2 – Tue Le – VietnamMansiyon 3 – Jassim Muqemm – KuveytMansiyon 4 – Ngoc Mai Nguyen – VietnamMansiyon 5 – Dong Nguyen – VietnamMansiyon 6 – Md. Shahnewaz Khan – Bangladeş”Kentin Renkleri” Temalı Ulusal Fotoğraf Yarışması1.’lik Ödülü – Sakine Yıldıran – İstanbul2.’lik Ödülü – Malik Cokşun – Sakarya3.’lük Ödülü – Mürsel Yağcıoğlu – İstanbulMansiyon 1 – Bülent Suberk – BursaMansiyon 2 – Mustafa Gezer – KocaeliMansiyon 3 – Ali Mermertaş – Trabzon

Torium dan Tarih ve Arkeolojiyi Buluşturan Yolculuk

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

torium-dan-tarih-ve-arkeolojiyi-bulu-turan-yolculuk Torium’un minik ziyaretçileri, sergi çerçevesinde düzenlenen etkinlikler aracılığıyla benzersiz bir arkeolojik kazı deneyimi yaşarken, masal sayfalarından çıkıp alışveriş merkezine gelen Ezop’un Masal Adası’nı keşfe çıkıyor.Türkiye’nin en eğlenceli alışveriş merkezi Torium, başta çocuklar olmak üzere tüm ziyaretçilerine, Sonbahar’ın soğuk günlerini tarihle ısıtan, eğlenceli ve eğitici bir etkinlik ajandası sunuyor. Kütahya’nın arkeoloji tarihine projeksiyon tutan Seyitömer Höyüğü Arkeoloji Sergisi çerçevesinde düzenlenen, 13 Ekim tarihine kadar sürecek etkinliklerde eğitim ve eğlenceyi bir arada sunan Torium, çocuklara benzersiz bir deneyim yaratıyor.Erken Tunç Çağı’nın en önemli kalıntılarından biri olan höyüğün fotoğrafları ve çizimlerden oluşan sergide, höyükten çıkarılan tapınak modelleri ve buluntuların imitasyonu da sergileniyor.Kütahya Belediyesi ve Dumlupınar Üniversitesi işbirliği ile gerçekleşen sergi çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde çocuklar başrol oynuyor. Torium’da minyatür olarak kurulan Seyitömer Höyüğü kazı alanı ve Ezop’un Masal Adası, çocuklara arkeoloji deneyimi yaşatırken aynı zamanda masal diyarına sürüklüyor.Ezop’un sevimli kahramanları ile aynı fotoğraf karesindeTorium tarafından Kütahya’daki ünlü Seyitömer Höyüğü’nün fotoğrafları ve çizimlerinden faydalanarak kurulan kazı alanında gerçekleşen “Haydi Çocuklar Kazıya” etkinliğinde arkeolojik kazı uygulamasına katılan çocuklar, bu benzersiz deneyim aracılığıyla eğlenirken, aynı zamanda öğreniyor. Kütahyalı Ezop’un masallarının sevimli kahramanlarıyla biraraya gelen çocuklar, bu güzel anlar için oluşturulan fotoğraf alanında objekliflere gülümsüyor.Geleceğin tarihçi ve arkeoloğu olabilecek çocuklar, bu etkinlik sayesinde ilgi alanlarını sorgulama şansı da yakalıyor.

Ahmet Ümit in Romanı Tiyatro Sahnesinde

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

ahmet-umit-in-romani-tiyatro-sahnesinde Ahmet Ümit’in ünlü polisiye romanı ‘Aşk Köpekliktir’ tiyatroya uyarlandı. Almanya’da başlayıp İstanbul’da devam eden öyküde, Alman polisi Stefan, aşık olduğu seri katili Türkiye’ye kadar takip eder. İstanbul’da ‘Gezi’ adlı bir barda katile ikizi kadar benzeyen Ayşe’yle karşılaşır. ve öykü karmaşık bir hal alır. Savaş Özdural tarafından yönetilen oyun Kadıköy Ak’la Kar’a Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. Pazar günü ilk gösterimini yapan oyunda, Fatih Gülnar, Füsun Kostak, Özgür Özdural, Pelin Turancı ve Arda Meriçliler rol alıyor. ‘Aşk Köpekliktir’ haftada iki kez Bahariye’deki Ak’la Kar’a Tiyatrosu’nda perde açacak.ÖA (TT) – İstanbul

Ünlü Çinli Ressam Zeng in “Son Yemek” Tablosu Rekor …

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

unlu-cinli-ressam-zeng-in-son-yemek-tablosu-rekor Ünlü Çinli ressam Zeng Fanzhi’nin “Last Supper (Son Yemek)” adlı tablosu, Hong Kong’ta düzenlenen açık artırmada 23,3 milyon dolara alıcı bularak şimdiye kadar en yüksek fiyata satılan çağdaş Asya sanat eseri oldu. Sotheby’s Müzayede Evi, tablonun açık artırmaya telefonla katılan iki koleksiyoncu arasında 10 dakikadan uzun süren çetin bir çekişmenin ardından satıldığını açıkladı.  Zeng’in Rönesans döneminin İtalyan ustası Leonardo da Vinci’nin aynı adlı eserinden esinlenerek yaptığı tablo, yaklaşık 4 metre uzunluğunda. İsviçreli koleksiyoncular Guy ve Mariam Ullens tarafından satışa çıkarılan tabloya 10,3 milyon dolar değer biçilmişti. Daha önce en yüksek fiyata satılan çağdaş Asya sanat eseri,  2008′de 15,1 milyon dolara alıcı bulan ünlü Japon heykeltıraşı Takashi Murakami’nin ”My Lonesome Cowboy (Benim Yalnız Kovboyum)” adlı heykeliydi. Sotheby’s Müzayede Evi, Hong Kong Ofisi’nin açılışının 40. yıl dönümü için düzenlediği Çağdaş Asya Sanat Eserleri Müzayedesi’nde 11 Asyalı sanatçının 61 eseri satışa sundu. Eserlerden 55′inin toplam 145,2 milyon dolara satıldığı öğrenildi. Müzayede Evi, açık artırmaya 25 ülkeden koleksiyoncuların katıldığını ve çağdaş Asya sanatına duyulan ilginin son yıllarda büyük artış gösterdiğini belirtti. – Ankara

Uvertür ün Galasına Yoğun İlgi Gösterildi

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

uvertur-un-galasina-yogun-ilgi-gosterildi 50′nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Metrajlı Yarışma filmleri arasında yer alan ‘Uvertür’, Akm Aspendos Salonu’nda gala yaptı. Genç yönetmen Alpgiral M. Uğurlu’nun yönettiği film, yatalak annesine bakmak zorunda olan tıbbı mümessil Atıf’ın bir sabah evden çıkmak üzereyken annesinin inlemesini duyması ve annesini öldürme planının yaşamında bir ‘uvertür’ olmasını anlatıyor.Üçüncü sayfa haberinden senaryoyaGalaya katılan Ulusal Yarışma Jüri Başkanı Türkan Şoray, salona girişte izleyicilerin alkışlarıyla karşılandı. Gala gösteriminin ardından film ekibinin katıldığı bir söyleşi gerçekleşti. Söyleşiye yönetmen Alpgiray M. Uğurlu, senarist İlke Keleşoğlu, başrol oyuncular Burak Türker ve Gözde Kısa, görüntü yönetmeni Barış Akyüz, müzik yapımcısı Hazal Akerman ve SİYAD’dan Senem Aytaç katıldı. Filmin üçüncü sayfa haberinden çıktığını söyleyen senarist İlke Keleşoğlu, annesini öldüren bir mümessil haberinden etkilenerek böyle bir senaryo oluşturduklarını söyledi.Yönetmen Alpgiray M.Uğurlu ise 2 yıl boyunca bu film üzerinde çalıştıklarını belirterek, mümessil ve doktorların normalde hastaları iyileştirdiklerini ancak filmde mümessil Atıf’ın annesini iyileştiremeyerek kendi derdine çare bulamayışını anlattıklarını söyledi. Uğurlu ‘Uvertür’ün filmdeki anlamını şöyle anlattı: “Başroldeki Atif karakteri, hayatı boyunca hiç bir şeye doğru dürüst karar veremezken annesini öldürme kararı, onun hayatı için bir ‘uvertür’ oluyor.”Portakal’da bir İran filmi daha: Son AdımAltın Portakal’da bu yıl İran filmleri rüzgarı esiyor. Oscar ödüllü Ashgar Farhadi’den sonra bir diğer İranlı yönetmen Ali Mosaffa’nın ‘Son Adım’ adlı filmi sinemaseverlerin beğenisini kazandı. Yönetmen Mosaffa, Türkiye’deki bağımsız sinemacılarla İran’dakilerin benzerlik taşıdığını söyledi.50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne İran yapımı filmler damga vurdu. Oscar ödüllü yönetmen Asghar Farhadi’nin ‘Geçmiş’ adlı filminin ardından Ali Mosaffa’nın yönetmenliği yaptığı ‘Son Adım’ adlı filmi izleyicilerle buluştu. Mosaffa’ya Karlovy Vary Film Festivali’nde jüri özel ödülü getiren filme vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Akm Aspendos Salonu’ndaki gösterimin ardından Melis Behlil moderatörlüğünde yönetmen Ali Mossaffa ve aynı zamanda eşi olan oyuncu Leila Hatami’nin katıldığı söyleşi gerçekleştirildi. İRAN’DA TÜRK DİZİLERİ İZLENİYORLeila Hatami ile evlenmeden önce de birlikte çalıştıklarını kaydeden Ali Mosaffa, “Birlikte çalışmak birlikte yaşamaktan daha zor” dedi. Yönetmen olarak filmde oyuncuları serbest bıraktığını belirten Mosaffa şöyle konuştu: “Türk sinemasında son olarak Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz’un filmlerini izledim. Türkiye’deki bağımsız sinemacılarla İran’daki bağımsız sinemacılar benzerlikler taşıyor. İran’da Türk dizileri çok izleniyor.”İran’da çoşkulu bir sinema seyircisi olduğunu ifade eden Mosaffa, izleyicilerin sinemaya gitmek yerine filmleri DVD’den izlemeyi tercih ettiğini söyledi.Oyuncu Leila Hatami ise bir genç bir sinemaseverin “Yönetmen mi yoksa oyuncu mu olmaya karar veremediğini” söylemesi ise üzerine “İnanırsan yapabilirsin. Karaktere inanmak gerekiyor. İnanırsan işler kolaylaşır” diye yanıt verdi.

İmparatorların Tapınağı Ayağa Kaldırılıyor

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

imparatorlarin-tapinagi-ayaga-kaldiriliyor DURMUŞ GENÇ – Yatağan’ın Eskihisar köyünde bulunan Stratonikeia Antik Kenti’ndeki İmparatorlar Tapınağı, 3D yöntemiyle gün yüzüne çıkarılıyor.  Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Sratonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentteki önemli yapıların ayağa kaldırılması için çalışma yürüttüklerini, her yıl önemli verilere ulaştıklarını söyledi.  İmparatorlar Tapınağı’nın bulunduğu alandaki çalışmaları 30 kişilik ekiple sürdürdüklerini anlatan Söğüt, kentte yürütülen kazı çalışmalarında Roma hamamından tapınağa, Selçuklu camisinden Türk evine her yapıyı aşamalar halinde gün yüzüne çıkardıklarını kaydetti. Her dönemden yapıları antik kentte bulmak mümkün Stratonikeia Antik Kenti’nde antik dönemden günümüze kadar Osmanlı, Roma, Bizans gibi farklı dönem eserleri ortaya çıkardıklarını dile getiren Söğüt, “Burada yaklaşık 2 bin 600 yıllık bir kutsal alan düzenlemesi olduğunu biliyorduk. Yapılan kazılarla burada Agustus Tapınağı inşa edildiğini, bunun kentteki tiyatroyla bağlantılı olduğunu, buradan da bir kutsal alana çıkıldığını tespit ettik” dedi.  Kazı çalışmaları yürütülen tapınağın günümüzden yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğunu ifade eden Söğüt, imparatorlara burada saygı duyulduğunu, onların adına düzenlemeler yapıldığının bilindiğini söyledi.Kazılar sırasında çıkan heykel tarzı eserlerin bir bölümünün müzelerde bulunduğunu, bu nedenle kentin en önemli ve en eski merkezlerinden birinin burası olduğuna dikkati çeken Söğüt, şöyle konuştu: “Tapınağın içerisinde bazı heykeller bulunuyordu. Bu nedenle içeride ve çevresinde törenler düzenleniyordu. Yapılan törenler, bu alanın kutsal alan haline geldiğini gösteriyor. Antik dönemde yapılar çok ihtişamlı, çok gösterişli yapılıyordu. Gerçekten o dönemde insanlar artık bir daha yıkılmasın diye yapılar yapıyordu ama ne yazık ki o dönemde de ciddi depremler meydana gelmiş. 360 yıllarında kentte yaşanan depremde birçok yapının tahrip olduğunu belirledik. Bu depremden sonra kentteki birçok yapı bir daha ayağa kaldırılamamıştı.” Söğüt, tapınakla ilgili kazı çalışmalarında yapıların ve sütunların depremde yıkıldığı şekliyle sağlam bulunduğunu belirterek, bunun sevindirici olduğunu dile getirdi.Tapınak, 3D yönetimiyle ayağa kaldırıldıÇalışmalar tamamlanıp yapılar ayağa kaldırıldığında ziyaretçilerin kentin merkezinden tiyotroya yöneldiklerinde birçok yapı elemanını göreceğini anlatan Söğüt, şöyle devam etti: “Kentin birçok noktasında yaptığımız çalışmayı burada da uyguladık. 3D ile tapınağı ayağa kaldırdık. Ziyaretçiler kenti gezmeden önce 3D ile tapınağın ayağa kaldırılmış haliniz izliyor ve bilgi sahibi oluyor. Arkeologlar ve kazı ekibi olarak buralarda neler olduğunu, hangi yapıların çıkabileceğini algılayabiliyoruz ama ziyaretçiler Osmanlı dönemi yollarında yürürken tapınağın eski halini 3D ile gördüklerinde daha mutlu oluyor, yapıları daha iyi algılıyorlar. Bunun için her yıl kentin bir yapısını 3D ile ayağa kaldırıyoruz. Böyle olunca kente gelen ziyaretçiler bizim duyduğumuz heyecanın aynısını duyuyor.”Dünyanın en büyük mermer kentleri arasında yer alan Stratonikeia Antik Kenti’nin, bünyesinde çok önemli yapıları barındırdığını vurgulayan Söğüt, “Esasında burada yapmak istediğimiz şey, yapıları 3D ile ayağa kaldırarak ziyaretçileri bilgi sahibi yapmak. Böylece insanların eserleri sevmesini, onları korumasını ve çevresindekilere anlatmasını sağlamak istiyoruz. Evrensel kültürel mirasımızın herkes tarafından sevilmesini, korunmasını sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu. – Muğla

Bayan Sanatçıların Kaat Sergisi Nilüfer de Görücüye …

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

bayan-sanatcilarin-kaat-sergisi-nilufer-de-gorucuye Derin Gölge Sanat Atölyesi, Bursa’nın Nilüfer ilçesi Konak Kültürevi’nde açtığı Kaat’ı sergisini sanatseverlerin beğenisine sundu.Türklerin yüzyıllar boyu süren medeniyet ve ince kültürlerinden kaynaklanan kitap sanatlarının önemli kollarından biri olan Kaat, açılan sergi ile sanatseverlerle buluştu. Dört kadın tarafından İzmir’de kurulan Derin Gölge Sanat Atölyesi, birbirinden güzel eserlerini Nilüfer’de sergiliyor. Unutulmaya yüz tutmuş Türk sanatını İzmir’de yeniden hayata geçirmek istediklerini belirten Sanatçı Çiğdem Subaşı, “İzmir’de sanat atölyemiz var ve beş senedir çalışmalarını sürdürüyor. Bursa, bu sanatın ortaya çıktığı yerlerden biri olduğu için biz de atölye olarak ilk sergimizi Bursa’da açmak istedik.” dedi.Çiğdem Subaşı, Meral Esenkan, Serap Özden ve Tuna Hancı tarafından oluşturulan Derin Gölge Sanat Atölyesi’nin çalışmaları, bir hafta boyunca Konak Kültürevi’nde sergilenecek.

Leonardo da Vinci ye Ait Olduğu Sanılan Bir Tablo …

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

leonardo-da-vinci-ye-ait-oldugu-sanilan-bir-tablo İsviçre’de bir banka kasasında ortaya çıkarılan 400 tabloluk koleksiyonda Rönesans döneminin efsanevi ismi Leonardo da Vinci’ye ait olduğu sanılan bir tablo bulundu. Yağlıboya tablo, İtalyan ustanın 1499′ta tamamladığı İtalyan asilzade Isabella d’Este’nin portresi ile büyük benzerlik gösteriyor. da Vinci’nin İtalya’nın Lombardi bölgesinde yaptığı karakalem portre, halihazırda Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergileniyor.  Los Angeles’taki California Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Ordinaryüs Prof. Carlos Pedretti, 61×46 santimetrelik eserin da Vinci’nin elinden çıktığına hiçbir şüphe olmadığını söyledi. Pedretti, İtalyan Corriere della Sera gazetesine yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Da Vinci’nin tekniği ve tarzı, özellikle yüz kısmında son derece belirgin. Markiz Isabella d’Este’nin, karakalem çalışmayı gördükten sonra ünlü ustadan portresini yağlıboya olarak da yapmasını istediğini biliyoruz. ‘Bir sanat eseri, asla tamamlanmaz sadece terk edilir’ ifadesini kullanan Da Vinci, zaman yetersizliğinden ya da ilgisini yitirdiğinden eseri tamamlamamış olabilir. Çünkü da Vinci, karakalem portrenin ardından Floransa belediye binası duvarına Anghiari Savaşı’nı çizmeye, 1503′te ise Mona Lisa üzerinde çalışmaya başlamıştı.”Arizona Üniversitesi laboratuvarında yapılan karbon tarihleme testi de eserin 1460 ve 1650 yılları arasında yapıldığını gösterdi. Bu zaman aralığı, da Vinci’nin döneminin en etkili kadını olan Markiz Isabella d’Este ile tanışıp karakalem portresini yaptığı döneme denk düşüyor. Kullanılan astar ve boyaların belirlenmesi için yapılan testler de eserin İtalyan ustanın kariyeri boyunca kullandığı malzemelerle yapıldığını kanıtladı. Bazı sanat tarihi uzmanları ise tablo tuval üzerine boyandığı için da Vinci’ye ait olmadığını ileri sürüyor. Ünlü usta, tahta panoları tercih ediyordu.Koleksiyon, adı açıklanmayan bir İtalyan aileye ait banka kasasında ortaya çıkarılmıştı. – Ankara

Otistik Buğra, Piyanoda Türkiye yi Temsil Edecek

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

otistik-bugra-piyanoda-turkiye-yi-temsil-edecek Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı ikinci sınıf öğrencisi, otistik engelli Buğra Çankır, Avusturya’nın başkenti Viyana’da 4 yılda bir düzenlenen 3′üncü Uluslararası Engelliler Piyano Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek.Japonya’da video kayıtları izlenerek yapılan ön elemeyi geçen İskenderunlu Buğra Çankır, Viyana’daki finallerde 16 ülkeden 44 piyanist arasına girmeyi başardı. 14-16 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek yarışmaya öğretmeni Valentyna Keremet’le birlikte hazırlanan 19 yaşındaki Buğra Çankır, annesi Necla Çankır’a da büyük sevinç yaşattı. Konuşma güçlüğü çeken Buğra Çankır’ı hiç yalnız bırakmayan Necla Çankır, oğlunun yarışma parçası olarak Antalya Devlet Senfoni Orkestrası Orhan Şallıel’in özel olarak karma eser hazırladığını söyledi.Oğlunun yarışmada Fryderyk Chopin ve Ludwig Van Beethoven’in iki eserini çalacağını, ayrıca Ludwig Van Beethoven’in 9′uncu Senfonisi’ne uyarlanmış karma eser istendiğini aktaran Necla Çankır, “Oğlum Buğra, şefimiz Orhan Bey’in hazırladığı, Itri ve Beethoven’in sentezi olan ‘Dünya’ya Dua’ parçası ile yarışacak. Hedefimiz ülkemize altın madalya ile dönmek” dedi.Eşi Kemal Çankır’ın İskenderun Demir Çelik Fabrikası’nda mühendis olarak çalıştığını belirten Necla Çankır, oğlunun, engellilere yeteneği doğrultusunda nitelikli ve yapılandırılmış eğitim sağlanması durumunda neleri başarabildiklerinin güzel bir örneği olduğunu vurguladı. Necla Çankır, “Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı okul yönetimi ve öğretim üyelerinin büyük ilgisi karşısında Buğra da, biz de çok mutluyuz. Biz evladımızı çok seviyoruz. Aldığı eğitim ile Buğra da başarılı olarak karşılığını vermeye çalışıyor. Bugünlere kolay gelmedik. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – Hatay

Acıpayam da Dr. Tahir Kutsi Makal ve Edebiyat Günleri …

admin tarafından tarihinde yayınlandı. Kategori : Kültür Sanat

acipayam-da-dr-tahir-kutsi-makal-ve-edebiyat-gunleri Denizli’nin Acıpayam ilçesinde, Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği (YAZ-AR-BİR), Acıpayam Kayakamlığı ve Belediyesi işbirliğiyle 1999′da vefat eden Acıpayamlı yazar Dr. Tahir Kutsi Makal adına, “Dr. Tahir Kutsi Makal ve Edebiyat Günleri” düzenlendi. Acıpayam Meslek Yüksekokulu konferans salonundaki programa Kaymakam Uğur Kalkar, Belediye Başkanı Hulusi Şevkan, Okul Müdürü Doç. Dr. Turgut Tok, Müdür Yardımcısı Tolga Bakırtaş, YAZ-AR-BİR Genel Başkanı Mithat Makal, belde belediye başkanları, il genel meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, daire ve kurum amirleri, Makal ailesi ve sevenleri katıldı.Açılış konuşmasını yapan Genel Başkanı Makal, Tahir Kutsi Makal’ın kardeşi olması, onun anılması ve edebiyata olan katkısından dolayı büyük sevinç duyduğunu söyledi: “Burada onu anlatmayacağım. Onu, iyi tanıyan arkadaşları yaşadıkları anılarıyla anlatacaklar. Ben bu gecenin düzenlenmesinde katkıda bulunan Acıpayam Kaymakamı Uğur Kalkar, Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan ve çalışma arkadaşlarına huzurunuzda teşekkür ediyorum.”Ardından kürsüye çıkan Müdür Tok ise, “Bir memlekette ekonomik anlamda çok üst seviyelere ulaşabilirsiniz ama çağdaş toplum olmak, gelişmiş toplum olmak ekonomik anlamdaki çok yüksek seviyelere ulaşmakla olmaz. O memlekette yazan çizen yoksa, düşünen yoksa, fikir üreten yoksa o memleketin ileri bir toplum olma, ileri bir ülke olma şansı yoktur.” dedi.Başkan Şevkan da Acıpayam için çok özel bir gün olduğunu ifade ederek, “Hocamızı rahmetle anıyorum. Bizler onun şiirlerini okuduğumuzda kendimizi buluyoruz. Onun yazdığı eserlerde herkes kendini bulabiliyor. Bugün buradaki toplanmamızın amacı, Tahir Kutsi Makal adı altında edebiyat günlerini başlatmak. İnşallah bu ilk olup önümüzdeki yıllarda da devam ettirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu.Kaymakam Kalkar, böyle bir etkinlik içinde bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Yaklaşık üç ay önce Mithat Bey bize, böyle bir program düzenlemeyi arzu ettiklerini bildirmişlerdi. Biz de bundan çok büyük bir memnuniyet duyacağımızı, Acıpayam’ın böyle bir etkinliğe ihtiyacı olduğunu belirtmiştik. Acıpayam’ın yetiştirdiği önemli değerlerden biri olan Dr. Tahir Kutsi Makal adına düzenlenen bu kültür edebiyat günlerinin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.Konuşmaların ardından Dr. Makal’ın şiirleri okundu, onunla ilgili hatıralar anlatıldı.